Meme Sağlığı Farkındalık ve Erken Tanı Eğitimi Projesi

Yazar: furkan.zengin | Tarih: 17 Eylül 2026

Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Ayfer Kamalı Polat

Tıp Öğrencisi: Elif Tuna Bayram

Ekip Üyeleri: Armin Javidmehr, Aslıhan Kul, Belinay Öner, Betül Arslan, Betül Uzun, Ebru Çiçek, Erfan Mehdikhani, Mehdi Kalavani, Muhammed Kerem Ocak, Sina Pezeshki, Zeynep Neva Çelebi

Amaç:“Meme Sağlığı Farkındalık ve Erken Tanı Eğitimi Projesi”, toplumda meme sağlığı, meme kanserinde erken tanı, tarama programları ve kendi kendine meme muayenesi konusunda farkındalığı artırmayı amaçlayan yerel düzeyde bir eğitim ve sağlık projesidir. Türkiye’de birçok kadının meme kanserinin erken belirtileri, kendi kendine meme muayenesi ve KETEM’de sunulan ücretsiz tarama hizmetleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı; özellikle genç yetişkinler, 50 yaş üzeri kadınlar, düşük sosyoekonomik gruplar ve sağlık bilgisine erişimi sınırlı bireylerin farkındalık açısından dezavantajlı olabildiği tespitiyle proje; üniversite ortamında yürüyüş, stant ve eğitim etkinlikleri aracılığıyla meme sağlığı farkındalığını artırmayı, katılımcılara uygulamalı KKMM eğitimi kazandırmayı ve erken tanı bilincini güçlendirmeyi hedeflemiştir.

Süreç: Proje süreci 25 Aralık 2025’te yapılan ilk ekip toplantısıyla başlamış; yürüyüş, stant ve eğitim etkinliklerinin kapsamı belirlenmiş, izin süreçleri, materyal hazırlığı, ekip eğitimi ve görev dağılımı planlanmıştır. 19 Ocak’ta yapılan çevrim içi toplantıda kermes yapılmamasına karar verilmiş, pankart ve çerçeve baskıları için kaynak araştırılmış, KETEM/SHM broşür desteği planlanmış ve Orta Karadeniz Meme Derneği aracılığıyla 3000 TL sponsorluk desteği sağlanmıştır. 12 Şubat’ta Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda ekip üyelerine saha öncesi eğitim verilmiş; 14 Şubat’ta sahilde pankart ve çerçeve eşliğinde farkındalık yürüyüşü yapılmış; 16 Şubat’ta Yaşam Merkezi’nde bilgilendirme standı açılmış ve broşür dağıtılmıştır. 19 Şubat’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde meme sağlığı eğitimi gerçekleştirilmiş; sunumlarda meme kanseri, risk faktörleri, erken tanının önemi, KKMM ve korunma yolları anlatılmış; ardından danışman öğretim üyesi tarafından meme muayenesi maket üzerinde gösterilmiş ve katılımcıların uygulamayı deneyimlemesi sağlanmıştır.

Sonuç: Proje, belirlenen amaçlara tam olarak ulaşmış, beklenen çıktıların ise çoğu gerçekleştirilmiştir. Planlanan yürüyüş, stant ve eğitim etkinliklerinin tamamı yapılmış; yürüyüş 1 saat, stant çalışması 4,5 saat, eğitim ise 1,5 saat sürmüştür. Eğitim etkinliğinde hedeflenen 50 katılımcıdan 15’ine ulaşılmış, bu yönüyle katılım beklenenin altında kalmıştır; ancak yürüyüş ve stant etkinlikleriyle daha geniş bir kitleye ulaşılmış, 840 broşür temin edilerek planlanan broşür sayısının üzerine çıkılmıştır. Eğitim öncesi ve sonrası değerlendirme sonuçları, katılımcıların meme kanseri, risk faktörleri, erken tanı ve KKMM konularındaki bilgi düzeylerinde belirgin artış olduğunu göstermiştir. Örneğin, “KKMM’ye 20 yaşından itibaren başlanmalıdır” doğru yanıtı eğitim öncesinde %66,7 iken eğitim sonrasında %100’e yükselmiş; erken tanı ile iyileşme oranına ilişkin doğru yanıt da %50’den %84,6’ya çıkmıştır. Katılımcılar en faydalı bölüm olarak özellikle maket üzerinde yapılan KKMM uygulamasını belirtmiş; eğitimi anlaşılır, bilgilendirici ve farkındalık artırıcı bulmuştur.

Genel olarak proje, meme sağlığı ve erken tanı konusunda toplumda farkındalık oluşturan, görsel farkındalık yürüyüşü, bilgilendirme standı ve uygulamalı eğitim bileşenlerini bir araya getiren etkili bir sosyal sorumluluk çalışmasıdır. Tıp öğrencileri açısından proje; topluma sağlık bilgisi aktarma, sade ve anlaşılır iletişim kurma, saha deneyimi, ekip çalışması, zaman yönetimi ve sorumluluk alma becerilerini geliştirmiştir. Kurumsal açıdan ise OMÜ Tıp Fakültesi’nin toplumsal katkı misyonunu görünür kılmış; Sağlıklı Hayat Merkezi, İl Sağlık Müdürlüğü, Orta Karadeniz Meme Derneği ve üniversite birimleriyle kurulan iş birlikleri sayesinde sürdürülebilir bir farkındalık modeli oluşturmuştur. Gelecek dönemler için etkinlik duyurularının daha güçlü yapılması, sosyal medya ve üniversite içi iletişim kanallarının daha aktif kullanılması, katılımcı ilgisini artıracak etkileşimli uygulamalar ve sembolik materyaller eklenmesi, projenin farklı fakülte ve öğrenci topluluklarına yaygınlaştırılması önerilmektedir.